Konuları Okundu İşaretle     Yeni Mesajları Görüntüle
+  » GÜLYÜZLÜM HAYATA DAİR » GünceL HaberLerKonu:
 Devletin zirvesi...

Kullanıcı Adı: Beni Hatırla?
Şifre:  

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Devletin zirvesi...
Konudaki Cevap Sayısı
1
Konuya Bakanlar 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Görüntülenme Sayısı
11

Sayfa: [1]   Aşağı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir

Gönderen Konu: Devletin zirvesi...  (Okunma Sayısı 11 defa)
 
Haziran 28, 2010, 09:30:09 ÖÖ
Endemik
  Bayan
Hero Member
Karma: +7/-1
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 2148
« :»

Teröre karşı 100 gün bir odaya kapandılar

DEVLETİN zirvesi... En üst kurul..


Her şeyin konuşulduğu ve her şeyin bilindiği yer...

16 yıldızlı forsun merkezi...

Cumhurbaşkanının, siyasetçinin, askerin, sivilin, bürokrasinin bir araya geldiği en yüksek istişare alanı...

Milli Güvenlik Kurulu...

Devletin en derin hafızası...

Şimdi o hafızanın kayıtlarına bakıyorum... Yıl 1984... PKK Eruh baskınını yapmış. Tam bir şok... Cumhurbaşkanı Evren, başbakan Özal...

O yılki MGK toplantılarında bu olaya yönelik hiçbir açıklama yok... Tam 5 yıl geçiyor böyle... Her MGK toplantısından sonra yapılan açıklamalara bakıyorum...
Hemen hepsi aynı... Dilerseniz siz de MGK’nın internet sitesine girin arşive bakın. Ben hepsini alamadım elbette...

Tam bir “kopyala açıkla” dönemi:

“Toplantıda iç ve dış gelişmeler değerlendirilmiş. Genel asayiş durumu gözden geçirilmiştir...”

Teröre ilişkin söz bu...

Her ayın sonunda yapılan MGK toplantısının açıklaması böyle bitmiş...

Bu arada PKK eylemlere devam etmiş. Kan akmış. Her gün bir olay. Yollar kesiliyor. Öğretmenler kaçırılıyor. Yıllar geçiyor. 1986, 87, 88, 90...

O ay MGK toplanıyor... Açıklamanın bitiş cümlesi aynı:

“İç ve dış gelişmeler değerlendirilmiş. Genel asayiş durumu gözden geçirilmiştir.”

Evren cumhurbaşkanı, Özal başbakan... Devlet ısrarla terörün adını ağzına almıyor. MGK böyle bir olay yokmuş gibi açıklamalar yapıyor. Ve bu, “kafayı toprağa gömme” stratejisi 5 yıl sürüyor. Kan akmaya devam ediyor. Sivil vahşet sürüyor. Şehit haberleri geliyor.

Ve ilk kez 1989 yılının 31 Ağustos’unda yapılan MGK toplantısında devlet içinde bulunduğu ağır durumu itiraf ediyor:

İLK İTİRAF

Cumhurbaşkanı Evren. Başbakan Özal... İçişleri Bakanı Aksu, Genelkurmay Başkanı Torumtay...

İtiraf geliyor:

“MGK’nın bu toplantısında özellikle Güneydoğu Anadolu’daki son gelişmeler ve alınması gereken tedbirler ve asayiş durumu değerlendirilmiştir...”

1984’ten beri devlet ağzına almadığı bir gerçeği bir bölgeyi diğerlerinden ayırarak kabul ediyor. Çünkü görmezden geldiği kan, artık devletin üzerine dökülmeye başlamıştır... İşte bu tarihten sonra devlet artık her toplantısında teröre karşı önlemler paketi açıklıyor.

MGK açıklamalarına, “kararlılıkla sürecek” diye bir kavram giriyor. Yeni kopya budur. Ama kendisini kandırma durumu sürüyor. Örneğin ortalık kan gölüne dönmüşken 26 Ekim 1989’da toplanan MGK’da bir cümle var:

“Genel asayiş durumu gözden geçirilmiş ve Güneydoğu Anadolu’da güvenlik kuvvetlerimizin görevlerini yerine getirmedeki üstün gayretleri memnuniyetle kaydedilmiştir...”

Devlet memnundur ama kan devam etmektedir...

OHAL’DE NE YAPALIM?

Sonra olağanüstü hal gelir... Başbakanlar değişir. Evren gider, Özal gelir. Başbakan Akbulut olur. Sonra Mesut Yılmaz. Saddam’ın bombalarından kaçan Kürtler Türkiye sınırına yığılmıştır.

İşte bir MGK toplantısı:

21 Ağustos 1991...

Yine aynı cümle:

“İç ve dış güvenlik... asayiş... gözden geçirme... Kararlılık... ve... Komşumuz Sovyetler Birliği’ndeki gelişmeler...”

Düşünün daha Sovyetler Birliği çökmemiş. Duvar yıkılmamış.

Sanki bir zaman tüneli...

Ama her MGK toplantısındaki, “kopyala yapıştır, açıklamaya koy” yöntemi devam ediyor... Ve sonunda devlet daha fazla saklayamıyor...

DEMİREL-İNÖNÜ DÖNEMİ

27 Ağustos 1992’de önemli bir MGK toplantısı var... Çünkü terör artık fena vurmaktadır... Ve artık PKK terörü MGK toplantısının 1 numaralı konusu olmuştur:

Şimdi bakın bakalım 15 yıl önce yapılan bu MGK açıklaması size bugünlerden bir şey hatırlatacak mı?

“Devletimizin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumada bölücü terörle, terör sona erdirilinceye kadar yasalar çerçevesinde gereken her türlü yönteme başvurularak mücadeleye devam edileceği;

2. Terör örgütünün; dağda, kırda, şehirde, yurtdışında ve yurtiçinde her yerde takip edilip gerekli darbenin mutlaka vurulacağı;

3. Bölgenin kalkınması ve yöre halkının yaşam seviyesinin yükseltilmesi için bugüne kadar olduğu gibi, bundan böyle de devletimizin bütün imkânlarının kullanılmasına devam edileceği vurgulanmıştır.

4. Ülkemizin ve devletimizin karşı karşıya bulunduğu sorun partiler üstü milli bir sorundur. Kim olursa olsun hiç kimsenin ülkenin huzurunu bozan, masum vatandaşlarını, askerini, polisini şehit eden terör örgütlerine cesaret vermeye hakkı yoktur.”

İşte bu... Kararlılık, bölgeye yatırım. Gerekli darbenin mutlaka vurulacağı...

300’DEN FAZLA TOPLANTI

Bu MGK açıklamaları 25 yıldır sürüyor... Birçok cumhurbaşkanı, başbakan, genelkurmay başkanı geçti... 25 yılda yaklaşık 300’den fazla MGK toplantısı yapıldı... Her MGK toplantısı ortalama 4 saat sürse bu 1200 saat demektir... 1200 saat 100 gün eder... (Geceleri saymaz, mesai saatlerine göre ölçersek)
Demek ki bu devletin zirvesi tam 100 gün bir odaya kapanmış, düşünmüş tartışmış... Ama işte sonunda gelmiş yine başa dönme noktasına... OHAL tartışmaları. Daha fazla askeri güç isteyenler. BDP’yi kapatma gayretleri... Özel kuvvetler... Özel silahlar... Kan yani...

Ben devletin hafıza kayıtlarına baktım... Ve gördüm ki, 25 yıldır başını toprağa gömüyor. Hafızasız bir toplum, gerçekle yüzleşmekten çekinen bir devlet olmuşuz. Ve yıllardır gündelik acılarımız üzerinde çırpınıyoruz...

Ve en acısı da buna büyük bir “kararlılıkla” devam ediyoruz..

Orada bir çığlık var

HÜKÜMET, Güneydoğu’ya daha fazla doktor, daha fazla öğretmen diyor...

Ama günlerdir oradan bir çığlık yükseliyor...

Bunalmış bir çığlık...

Öğretmenlerden geliyor. Doktorlardan geliyor.

Zorunlu hizmetini tamamlamışlar. Tayin istiyorlar...

Öyle mesajlar geliyor ki;

İnsan sormadan edemiyor:

- Acaba bu devlet, Güneydoğu’ya bu kadar önem veriyorsa, oradan gelen bu sesleri nasıl duymuyor?

- Elbette orası da vatan. Ve eğer bu sesler, çığlıklar haksızsa, bu moralle onlar nasıl eğitim ya da sağlık hizmeti verebilirler? O öğretmenlerin, doktorların nasıl teşvik edileceği düşünülüyor mu?

Genç bir öğretmen, bir “Çalıkuşu” yazıyor:

“Hakkari’nin uzak bir dağ köyünde ahırdan bozma bir yerde yaşayarak eğitim veriyorum. Biz görevimizi yapmadık mı? Diğerleri nerede?”
Yine aynı noktaya geliyoruz:

Oraya elinde silahıyla asker yığıp tank top göndermek yerine, elinde kalemi öğretmen gönderin. Kanı, öfkeyi, nefreti silahla değil, öğretmenin elindeki silgiyle silin...

Ama adil olun... Oradan gelen sesleri duyun. Milli Eğitim Bakanlığı kendi öğretmenine adil olamazsa, bu ülkenin gelecek kuşaklarına adaleti, insan hakkını, millet olmayı, kardeşliği nasıl öğretir?

Yani bu milletin sesi siyasetin gırtlağında düğümleniyor...

fcekirge@hurriyet.com.tr

Logged
GuLyuzLum
Altarnatif Linkler
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 4972


View Profile
Re: Devletin zirvesi...
« Posted on: Eylül 07, 2010, 07:19:45 ÖÖ »

Logged
Haziran 28, 2010, 09:31:59 ÖÖ
Endemik
  Bayan
Hero Member
Karma: +7/-1
Offline Offline
Mesaj Sayısı: 2148
« Yanıtla #1 :»

Türkiye sizi sorguluyor

İki ülkenin hassas konularda karşı karşıya geldiği bir dönemde Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama’ya Türk-Amerikan ilişkilerinde tarihe geçecek kritik mesajlar verdi.

Erdoğan, Türkiye’nin PKK terörü ile mücadelesinde, Obama’ya net uyarılarda bulundu. Başbakan, ABD Başkanı’na, “İran’ın nükleer meselesi ve İsrail’in Gazze’ye yardım filosuna yaptığı saldırıları sonrası çıkan fikir ayrılıkları, ABD’nin, PKK’ya karşı yeterli desteği vermediği yönünde Türk halkında bir algı oluşturdu. Biz de bu algıyı değiştirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Ama, ABD, Kuzey Irak’ta ve istihbarat alışverişinde terör örgütüne karşı somut adımlar atarsa bu havayı tersine çevirebilir’ dedi. Başbakan Erdoğan’ın Obama’ya uyarıları bununla da sınırlı kalmadı. Erdoğan, Obama’ya, özellikle işbaşına gelmesi sonrası ABD’nin Türkiye için artan önemini özellikle vurguladı; ama karşılıklı sorunların aşılması için ‘liderliğin’ ortaya konulması çağrısında bulundu. Türkiye’nin öneminin ABD’de anlatılması, aksi takdirde Washington’da Ankara aleyhine pompalanan kötü havadan ikili ilişkilerin zedelenebileceği uyarısı yaptı. Dünyanın 20 devini bir araya getiren G-20 Zirvesi için geldikleri Kanada’nın Toronto’ kentinde bir buçuk saate yakın süren görüşmelerinde Erdoğan’ın, Obama’ya bizzat verdiği ve Hürriyet’in ulaşmayı başardığı tarihi mesajlar şöyle:

Türkiye algısı değişsin

Bu yıl, Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi’ndeki karar gibi sıkıntılı dönemler yaşadık. Şu anda bulunduğumuz ortamda ise ABD basınında, kamuoyunda ve hatta kongrede Türkiye’ye yönelik haksız eleştirilerle karşı karşıyayız. Bu yanlış anlamaların, hissiyatın önüne geçilmesi için liderliğimizi ortaya koymamız gerekiyor. Yönetiminizin ABD kamuoyuna ve kongrenize kapsamlı işbirliğimizin amacını daha iyi anlatmasını bekliyoruz. ABD medyası ve kongredeki Türkiye karşıtı hissiyatı kontrole almak için birlikte çalışmalıyız. Aksi takdirde çok değer verdiğimiz ikili ilişkilerimiz işbirliğimiz zarar görecektir. Çünkü, Türkiye-ABD işbirliği sadece ikili değil, gerek bölgesel gerek küresel barış, istikrar ve refahın sağlanması açısından önem taşıyor.

Kobra’lar 2011’de gelmeli

PKK ve El-Kaide’ye yönelik mücadelemiz işbirliğimizin öncelikli unsurlarından birini oluşturuyor. Bu çerçevede, Savunma Bakanınız Gates’in, meslektaşı
Vecdi Gönül’e mektubundaki, Süper Kobra helikopterlerinin 2011 başında gönderilmesi önemli. İşin askeri boyutunun yanı sıra, demokratik standartların yükseltilerek temel hak ve özgürlüklerin tam olarak uygulanmasında da kararlıyız.

Milletimiz farkındadır

Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi olarak adlandırdığımız demokratik açılım sürecinde de kararlı adımlarımız örgütün istismar zeminini ortadan kaldırmaya başlamış, bu bağlamda PKK, Anayasa değişikliği ve referandum sürecini saboteye girişmiştir. Aynı şekilde örgütün, ülkemizin dış politika gündemini, Türkiye’nin barışçıl ve çok yönlü dış politika vizyonunu da istismar etmeye çalıştığını müşahede ediyoruz. Türkiye bugün demokratik standartlarını daha üst seviyeye çıkaran, AB standartlarıyla uyumda önemli bir kararlılık gösteren, küresel krize rağmen kalkınma hedeflerini önemli ölçüde gerçekleştirmeyi başaran bir ülke konumundadır. Örgüt, ülkemizin küresel ölçekte Türkiye’nin olumlu karşılık bulan barış ve diyalog çağrılarından son derece huzursuzdur. Bunun neticesinde PKK eylemlerini ne yazık ki şehirlere yayarak artırmış, hem güvenlik güçlerimizi, hem de masum vatandaşlarımızı katletmeye devam etmiştir. Bu noktada milletimiz her şeyin farkındadır. Olayların perde arkasında neler olduğunu gayet net biçimde görebilmenin verdiği vakarla bu saldırılara cevap vermektedir.

Ortak düşman ilan ettiniz

Öte yandan, şunu da samimiyetimle paylaşmak istiyorum: Son saldırılarla kamuoyumuzda terörle mücadeleye karşı uluslararası işbirliği noktasında müttefiklerimizin desteği sorgulanır hale gelmiştir. Bu sorgulamayla en çok da ABD’nin karşı karşıya kaldığı malumunuzdur. Zira daha önce ABD’nin PKK’yı ortak düşman ilanında kamuoyumuz büyük heyecan duymuş. ABD’nin bunun gereğini yerine getireceği beklentisi içine girmişti. Daha sonra, sizin ilişkilerimizi model ortaklık diye nitelendirmeniz beklentileri haklı olarak daha da artırmıştır. Biz bu süreçte ABD’nin terörle mücadele desteği ve ilişkilerimizin geleceğine pozitif perspektifine vurguya hep gayret ettik. Ancak, İran’ın nükleer meselesi ve İsrail’in Gazze’ye yardım filosuna saldırıların ardından yaşadığımız fikir ayrılıkları, ABD’nin PKK’ya karşı yeterli desteği vermediği yönünde bir algı oluşturdu. Dediğim gibi, biz bu algıyı yönetmek için büyük bir çaba harcıyoruz. Ancak, terörle mücadelede, model ortağımız ABD’den PKK’ya karşı daha kararlı ve net açıklamalar, adımlar bekliyoruz. Gerek Kuzey Irak’taki PKK’nın bitirilmesi, gerek PKK’ya karşı özellikle istihbarat paylaşımında daha yoğun işbirliğine gidilmesi, hem terör örgütünü sindirecek, hem de model ortaklık için belirlediğimiz hedeflere daha çabuk erişmemizi sağlayarak ilişkilerimizdeki olumsuz atmosferi tersine çevirecektir.

Kobralar gelecek PKK’ya baskı artacak

ABD Başkanı Barack Obama da, toplantıda, Türkiye’nin İsrail ile ilişkilerini düzeltmesini, İran üzerinde işbirliğinin arttırılmasını, Ermenistan protokolünde adım atılmasını istedi. Gazze konusunda da ablukanın kaldırılması adına hassasiyeti olduğunu ve elinden geleni yapacağını ifade etti. PKK konusunda, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a özel talimat ilettiğini belirten Barack Obama, Süper Kobra’ların (ilk kez Hürriyet’in yazdığı) birkaç aya dek Türkiye’ye ulaşacağını bildirdi. Ayrıca, Avrupa’da da, ‘PKK ile mücadelede müttefikliğinizin gereğini yapın’ şeklinde baskıyı arttıracağı sözünü verdi. Görüşmede, bundan böyle insansız hava araçlarının karşılıklı olarak hava sahaları üzerinde daha etkin olarak kullanılabileceği de görüşüldü. İran ve İsrail konularında Ankara ile yaşanan ayrılıkların Washington’da güçlü bazı lobilerce kullanılabileceğine de işaret eden Obama, yönetim olarak Türkiye’nin zarar görmemesi için elinden geleni yapacağı teminatını verdi. Yakında Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’un Ankara’ya gelmesi de ihtimal dahilinde.

Yükümlülüklere uyarız

İran konusunda amaçlarımız aynı, sadece yöntemlerimiz farklıdır. Tahran Ortak Bildirisi’nin sağladığı fırsattan yararlanılması lazımdır. Bu bildiri esasen sizin angajman politikanızın da bir sonucu olarak görülmelidir. BM Güvenlik Konseyi’nin 1929 sayılı kararına olumsuz oy kullanmamızın öncelikli nedeni Ortak Bildiri’yi ve İran’ı ve barışı masada tutmaktı. Nitekim Ahmedinejad açıklamasında Ortak Bildiri’nin masada olduğunu söyledi. Onu bu tutuma bizim “hayır” oyumuzun yönlendirdiğini takdir edersiniz. Türkiye elbette 1929 sayılı kararın yükümlülüklerine uyacaktır. Ancak bunun sahada yol açabileceği muhtemel durumlar, krizler unutulmamalı. Bunda eleştirilmemiz doğru değil. Viyana’da Tahran Ortak Bildirisi’ndeki nükleer yakıt takası gecikmeksizin ele alınmalı. Diyaloğun öteki kanalı Ashton-Celili görüşmesi ile sürdürülebilir. Ev sahipliği yapabiliriz.

Tazminat ödesinler

İsrail’in insani yardım konvoyuna saldırısı, 9 cenazeden 30’dan fazla mermi çıkması ve 19 yaşındaki ABD vatandaşının başından 5 kere vurulması vahşeti ortaya koyuyor. İlk 24 saatte tüm cenazelerimizin ve diğer mağdur vatandaşlarımızın ülkemize gönderilmesinde çabalarınıza teşekkürler. İsrail’in suçunu kabulünü, açıkça özrünü, maddi ve manevi tazminat ödemesini istiyoruz. Gazze’ye abluka kaldırılmalıdır.

Karabağ’sız ilerlenemez

Diaspora ilişkilerimizi zedelemeyi de hedefliyor. Türk ve Ermeni milletleri arasında hafıza çatışması var. Tarihimizden yana herhangi bir endişemiz yok. 2005’deki ortak komisyon teklifine hala yanıt almasak da normalleşmede kararlılıyız. Öte yandan, Yukarı Karabağ sorununun çözümünde ilerlemenin sağlanamadığı ortamda Türkiye-Ermenistan normalleşmesinin ilerleyemeyeceği görülmelidir.

Kısıtlamayı kaldırın

Rusya, Nisan 2004’te Annan Planı referandumları öncesinde yaptığı gibi, çözümü Güvenlik Konseyi’ni bloke ederek engellemek için zemin hazırladığı izlenimi veriyor. Türk halkına kısıtlamaların kaldırılmasını talep ediyoruz. Yunanistan da daha aktif olmalıdır. Yakın dönemde siz yahut Dışişleri Bakanı Clinton’ın da ABD’de, KKTC Lideri Eroğlu ile görüşmeniz Kıbrıs Türkleri’ne destek olacaktır.

Metehan DEMİR hürriyet
Logged



Konu Linkleri: Devletin zirvesi... Dosyası, Devletin zirvesi... Downloand , Devletin zirvesi... Resimleri, Devletin zirvesi... Hikayeleri , Devletin zirvesi... Haberleri , Devletin zirvesi... İndir , Devletin zirvesi... Yükle , Devletin zirvesi... Videosu , Devletin zirvesi... Arşivi , Devletin zirvesi... Şiiri , Devletin zirvesi... Sözleri , Devletin zirvesi... Nickleri , Devletin zirvesi... Yazıları ,
Sayfa: [1]   Yukarı git
Cevap Yaz Yeni Konu Haberdar Et Okunmadi Say Bu Konuyu Gönder Yazdir
Gitmek istediğiniz yer:  




Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Wchild Theme by BuRaK

Bu Sayfa 0.108 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu
Hosgeldiniz
Hala Üye degilmisiniz?
Üye olmak çok kolay
Üye olmak için tiklayin